9 Mayıs 2012 Çarşamba

TÜRK GELIN ( 6 )




TÜRK GELIN ( 6 )

Nihayet kurban bayrami olmustur. Pervin bayram süresince istemese de nisanlisinin ailesiyle kalmaktadir artik. Ilk defa da bu sebeple, onlardaki kurban bayrami kutlamalarinin nasil oldugunu görmektedir. Kayinvalidesi bir iki gün önceden tatli ve tuzlularin yapimina baslamisti. Masa o gün, cesitli kuru yemis ve sekerlemelerle donatilmisti. Onlarin her önemli davetlerinde yer alan olmazsa olmazi Sanza ( yün cilesi gibi hamurdan yagda kizartilarak yapilan bir nevi cok uzun krakerler, yapimi hayli zordur , genellikle iki kadin birarada yaparlar), digeri Kak Belis (kuru kayisi ile yapilan cok lezzetli bir tatlidir ), Samsa ( kiymali , kimyon ve havuclu bir nevi pogaca ) yer almaktaydi. Bunlarin yanisira, iki kocaman özel tabakta onlarin meshur etli ve havuclu pilavi ve koca koca haslanmis etler masada yerlerini almisti ziyaretciler icin.
Cok degisikti hersey Pervin icin. Sabahin ilk saatleriyle gruplar halinde erkekler geliyor hep birlikte masaya ve koltuklari dolduruyor; masadaki yemekler yeniyor sonra cay fasli basliyor ve yemegi yiyen kalkiyor, sonra ne okuduklari tam anlasilamayan sanki alel acele okunmus bir dua ve elleriyle yüz ve sakallarinin sivazlanmasiyla ayriliyorlardi evden. Aradan cok gecmiyordu yeni bir grup ve onlarla bosalan tabaklar yeniden dolup bosaliyordu. Tabii güzel bir seydi bir evin ziyaretcisinin bu denli cok olmasi. Pervin´i esas huzursuz eden ayni gün ucusa yetismesi gerekiyordu ve mutfakta hazirliklara yardim etmesi ve yemek yapimina istirak ettiginden feci bir sekilde üzerinin yemek ve baharat kokuyor olmasiydi.Iki saat sonra bir de hava alaninda olmasi gerekiyordu.Misafirlerin bile önüne böyle cikmak istemedigi gibi birde ucusa da böyle berbat sekilde gitmek zorunda kalacakti.
Pervin´in karsiladigi son misafirler gelmisti. Iki yaslica bir bey ve birde nisanlisinin bir arkadasi gelmisti bayramlasmak icin. Kayinpeder ve kayinvalide salonda misafirlerle yerlerini aldilar ve kayinvalide daha onlar iceri girer girmez sanki kizlari cay getiriyormus gibi iceride oturan kizina seslenip Fatime cay eke ( cay getir ) diye seslendi. Zaten sabahtan beri ocaktan inmeyen caydanliga Pervin yeni cay demleyip misafirlere sunmak icin salona götürür. Gelen misafirler yasca kayinpederinden kücük olduklari icin Pervin önce caylari ona sunar ve kaba bir ses tonuyla onun Yak ( yok, istemiyorum ) hitabiyla irkilir. Belli etmemeye calisarak misafirlere ve sonra kayinvalideye sunsa kayinvalidenin de daha kaba bir ses tonu ve yüzünü de cevirerek Yak cevabiyla cayi geri cevirir. Ses tonu o kadar sertti ki misafirler bile rahatsizlik duymus saskin yüzüne bakmislar ve oda da bir sessizlik olmustu. Pervin sesini cikarmadan odadan mutsuzca ciksa elinde tepsiyle mutfaga dogru; kayinvalidesinin yine Fatime cay eke diye seslenmesiyle odaya geri dönüp yine cayi götürse, kayinvalidesi yine Yak der . Pervin cok sinirlense de misafirlerin huzurunda tatsizlik olmasin diye sesini yine cikarmaz ve mutfaga döner. Sonra iceri valizini almak icin yatak odasina girer ve yola cikar ucusu icin. Ne varki kötü baslayan günü pek de iyi gitmeyecektir.
Havalanina Londra ucusu icin gitmistir. Aslinda normal bir ucustu her zamanki gibi. Sadece o gün özel olan bashostesin ucuyor olmasi ve kabin memurlarinin hepsinin aslinda kabin amiri olmalariydi. Pervin bu ucusunda bashostesin yaninda 4 numara olarak ucuyordu. Artik dönüs seferindeydiler Türkiye icin. Yemek servisi henüz bitmisti ki, kokpitin isigi yanmis ve bashostes saskin kokpite girer. Ciktiginda beti benzi atmistir. Pervin´e isaret eder ve diger arkada görevli kizlara da telefon acarak acil öne gelmelerini söyler. Hepsi toplandiginda, aglayarak ,sesi titreyerek kaptanin söylediklerini iletir. Kaptan kokpitte yangin alarminin oldugunu ve nereden bu sinyalin geldigini anlayamadiklarini söylemistir. Kizlar derhal her yere bakin, yangin olan bir yer var mi diye söyler.
Hepsi birden kostururlar galley deki firinlara, bütün cöpleri dahi cikarip her yeri didik didik ederler dakikalar icinde ama yok. Bu arada, ucus mühendisi hali altindaki gizli delikten bagajlarin oldugu bölmeye inip orada tarama yapmistir, bir yangin söz konusu mu diye, yine sonuc sifir. Ama dügme hala yanmaya devam ediyordu ve bir yerlerde yangin oldugunu isaret ediyordu.Kaptan, bashostesi tekrar yanina cagirmis ve sonrasinda bütün ekibi kokpite toplamisti. Kizlar, galiba vedalasma zamanimiz geldi dedi kaptan. Sansimiz varsa Zagreb´e ulasmaya calisacagiz; havaalani kapanmadan, gerekirse gövde inisi yapacagiz, hazirliklarinizi tamamlayin. Sadece 15 dakikalik yakitimiz var dedi.Tabii daha önce basimiza birsey gelmezse diye de ilave eder. Bunun üzerine herkes vedalasti, haklar helal edildi ve disari cikildi kokpitten. Ufak bir üzüntü dalgasindan sonra herkes o gün esas bashostese ve esine üzülüyordu. Ne tesadüftü ki, onlar ilk defa birlikte ucuyorlardi ve 5 yaslarinda bir ogullarin vardi. Geri herkes bekardi. Pervin ise evliydi güya da, kagit üzerinde. Zaten ona bir sey olacak olsa, nisanlisinin ailesi herhalde tef calacaklardi öyle görünüyordu. Pervin kisa bir süre ailesini düsündü. Ama düsünceler sanki isik hizinda yol aliyordu kafasinin icinde. Galiba ölecegi icin degil, annesi üzülecek diye üzülüyordu. Cünkü, bir an her ucusa gidisinde mutlaka kapidan gecirmeyi ihmal etmeyen, kendisini uzun uzun hayranlikla seyreden annesi, hatta o taksiye binene kadar sogukta bile pencerede kendisini bekleyen annesi.O an annesinin nasil iyi bir anne oldugunu daha iyi idrak etmisti sanki. Cünkü, gece gec dönmesine ragmen saat kac olursa olsun ,annesi mutlaka kalkar odadan cikar kizim karnin avmi diye sorar öyle yatardi. Halbuki Pervin´in yemek yiyecek hali bile olmadigi gibi cöplüge koysaniz orada uyuyacak yorgunlukta olurdu cogu zaman.
Pervin, sonra derin bir nefes alir ve mütemadiyen galleyin penceresinden bulutlara bakar son güzellikleri kesfetmek istercesine. Sonra hep birlikte herkes icinden dualarini okuduktan sonra ne yapmalari gerektigini düsünürler. Hepsinin gözleri herseyden habersiz oturan yolculardadir. Son dakikalarini nasil gecirmeleri en uygunu diye kisa bir mühayeleden sonra ucakta ne var ne yok servis yapmaya kara verirler.
Hepsi en güzel gülücüklerini takinip icecek servisine cikmislardir. Yolcular bile kemer isiklari yanarken ki bu hale sasirmislardir.
Oysa onlar düsünmüslerdi. Nasil olsa ölecegiz, hic olmazsa birileri mutlu ölsün, farkinda olmasin demislerdi kendilerince.
Gerci korkulan olmamis kaptan Zagrep´e basarili bir inis yapmis; ucakta gerekli kontroller yapildiktan sonra geri dönülmüstü. Ama o günkü ekibin metanetli hali, hicbirinin aslinda ölüm lafina bu kadar alisik olmadigi halde burunburuna gelmeleri ve büyük bir teslimiyet icinde hareket edebilmelerini cok takdir edici bulacakti Pervin, arkadaslarini da yillar sonrasinda da. Pek cok insan aslnda bilmez ama; o süslü görünümleri altinda hemen her hostes ucusa gitmeden önce boy abdestini alir ve her kalkista, her iniste dua mutlaka okurlardi. Galiba bu sebepleydi metanetli olabilmeleri; insan kendini zaten manen Allah adayinca korkuda olmuyormus meger.


14 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle bu güzel yorumunuz ve alakaniz icin tesekkür ederim.Pervin zaten coktan pisman olmustur. Lakin kendi babasinin israrla, onlarin sana alismalari zaman alacaktir; sabretmelisin ve yine de saygida kusur etmemelisin. Hem kadin kalbinden rahatsiz gibi söylemleri. Sonrasinda kendisinin acikca bildigi gibi, eve geri dönüsünün olmadigi hususu Pervin´i direncsiz yapmistir.Önder´in de durumu farkli sayilmazdi aslinda. Ailesiyle ciddi konusmasi gerekirken bunu yapamamasi, aksine Pervin´e ne olur benim icin dayan buraya gelince hersey son bulacak diye iknaya calismasi bu gereksiz durumun daha cok yasanmasina sebebiyet vermistir. Pervin elbette cok sert tavir almistir sonraki bölümlerde okunacak. Yalniz birseyin gözardi edilmemesi gerek: yasananlar simdinin Türkiye´sinde degil bundan 24-25 sene öncesine aittir.Gerci kisaca özetlenirse ailesinin manen de olsa destegini hissedemedigi icin orada kiymeti olmamis ve yanlislar birbirini kovalamis,gereksiz yere kendinden cok özveride bulunmak zorunda kalmistir.Bu hikaye cok mutsuz bir hayat sürdükten sonra mutlulugu, ic huzuru nihayet nasil yakalayabildiginin hikayesidir. Bu arada merak ettiginiz üzere Önder Radyoda calismaktadir. Redaktördür ve sonraki yillarda cok da basarili ve meshur bir gazeteci olacaktir.
      Sevgi var miydi? Elbette vardi ama büyüklerin istediklerinde iki insanin saadetine mani olabildikleri bu hikaye de de sabit olacak.Efendim tekrar hürmetlerimi iletiyorum gösterdiginiz alaka icin.

      Sil
    2. Yorumu sildim. Çünkü biraz ağır kaçtığını düşündüm. Haddim olmayarak sorguladım. Bunun hata olduğunu fark ettim ve sildim. Sizin cevap vermenizle bir alakası yok inanın. Sadece o yorum biraz gereksizdi diye düşündüm. Yazı dizinizde sizi yalnız bırakmak istemem zaten doğru olmaz. Bir gerçeği yazıyorsunuz. Ders alınması gereken bir gerçek bu. O nedenle yazılarınızı ilgi ile takip etmekteyim. Bazen istemeden yorumlarım ağır kaçabiliyor. Bu özelliğimi aslında benimsemiyorum. Lakin varsa hatalar ve olmaması gerekenler ona da tepki vermekten kendimi alamıyorum. Başarılı bir anlatımınız var . Saygılarımı sunuyorum. Yaşamınızda size başarılar diliyorum.

      Sil
    3. Ya offf. Yorumunuza bir cevap yazdım. Bloğa giriş yapmadan da tıkladım. Umarım kaydolmuştur. Yazılarınızı takip etmeye devam edeceğim.

      Sil
  2. İnsan bazen farkında olmadan yaptığı yorumun yanlış olduğunu düşünür. Ben de sanırım yorumumda yanıldım. O nedenle silme gereğini duydum. Saygılar sunuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Efendim nezaket gösterip tekrar yorum yazmaniza memnun oldum.Agir kacacak bir durum yok. Iyi yazabilmeyi isteyen bunu yaparkende bazi gercekleri ifade etmek isteyen benim.
      Su siralardaki cok yogun calisma tempom ve durmadan yasadigim internet arizalari hemen cevap yazmama mani oldugu gibi kendi blogumdan baskabir yere dahi bakamayacak oldum nerdeyse. Benim özürümü kabul edip yeniden blogumu ziyaretiniz icin tesekkür ederim. Hürmetlerimle

      Sil
    2. Anlayışınıza teşekkür eder saygılar sunarım. Elbette bloğunuzu ziyaret edeceğim. Zaten her an takip ettiğim bloğlar listesinde ekli sayfamda. Yoğun iş temponuzda size başarılar diliyorum.

      Sil
    3. Tesekkür ederim efendim.

      Sil
  3. Bu sefer ki bölüm ilginç olmuş ablacım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alakan icin cok tesekkür ederim, Mesutcugum.

      Sil
  4. Seri bir solukta okunacak kadar heyecan verici :) arkası yarın gibi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkür ediyorum efendim bu sekilde degrlendirmenize. Bana cesaret verdiniz cünkü yazi isinde henüz acemiyim ögrenmeye calisiyorum yazarak. Blogumu ziyaret ederek incelik gösterdiniz. Hürmetlerimle

      Sil